Yükleniyor...
Yükleniyor...
Bir Hakikat ve Erdem Yolcusunun Portresi
Ebu Nasr Muhammed bin Tarhan bin Uzlug el-Farabi, insanlık tarihinin gördüğü en büyük zihinlerden biri olarak, yaklaşık 870 yılında Türkistan'ın Farab şehrinde dünyaya gözlerini açtı. Batı dünyasında Alpharabius olarak tanınan ve İslam düşünce geleneğinde Aristoteles'ten sonra gelen en büyük otorite kabul edilerek "Muallim-i Sâni" (İkinci Öğretmen) unvanıyla onurlandırılan bu dahi, aklın ve kalbin birleştiği bir ömrün simgesidir.
Bilginin nerede olduğuna bakmaksızın peşinden giden bir seyyahın hikayesi.
Türkistan'ın Farab şehrinde dünyaya geldi.
Buhara, Semerkant ve Bağdat'a seyahat etti.
Mantık, dil bilimi ve felsefe üzerine derinleşti.
Sade yaşamı tercih ederek eserlerini kaleme aldı.
Şam'da hayata gözlerini yumdu.
Bağdat'ta mantık, dil bilimi ve felsefe üzerine derinleşti. Grek felsefesi ile İslam inancını evrensel bir paydada buluşturmak için çalıştı. Dönemin en büyük kültür merkezlerinde ilim halkalarına katıldı.
Sarayların ihtişamından kaçan, sade bir yaşamı tercih eden Farabi; çoğu zaman bir bahçe bekçiliği yaparak geçimini sağlamış, gündüzleri çalışıp geceleri mum ışığında insanlığın ufkunu değiştiren eserlerini kaleme almıştır.
Evrensel bir uyum ve düzen arayışı üzerine kurulu bir düşünce dünyası.
Evrenin, Yaratıcıdan akli bir hiyerarşiyle taştığını savunur. Her şey bir düzen içindedir ve insan bu düzeni akıl yoluyla kavrayabilir.
Felsefe ve din, aynı hakikatin iki farklı yansımasıdır. Felsefe akli kanıtlarla, din ise semboller ve teşbihlerle insanı gerçeğe ulaştırır.
Siyaset felsefesinin merkezine "Mutluluk" kavramını koyar. Bireysel mutluluk ancak erdemli bir toplum içerisinde mümkündür.
Yüzden fazla eseriyle sadece felsefeyle sınırlı kalmayan devasa bir miras.
Erdemli Şehir
İdeal bir toplumun nasıl olması gerektiğini bir vücut metaforuyla anlatır; yöneticinin bir kalp gibi sağlıklı ve bilge olması durumunda tüm sistemin huzur bulacağını savunur.
Büyük Müzik Kitabı
Müziğin matematiksel temellerini atan bu eser, ses teorisi ve armoni üzerine İslam dünyasının en kapsamlı çalışmasıdır.
Bunların yanı sıra mantık üzerine yazdığı eserlerle insan düşüncesinin hatasız işleyiş kurallarını belirlemiş, siyaset felsefesi, metafizik ve etik alanlarında çığır açan çalışmalar ortaya koymuştur.
Farabi için hayatın tek bir anlamı vardı: İnsanın yetkinleşmesi. O, bilginin sadece biriktirilmek için değil, insan ruhunu arındırmak ve toplumu adalete kavuşturmak için var olduğuna inandı.
Onun vizyonunda "vizyoner gençlik", bilgiyi ahlakla birleştiren, toplumun her kesimine fayda sağlamayı amaçlayan ve evrensel adaleti savunan bir nesildir.
950 yılında Şam'da hayata gözlerini yumduğunda, arkasında İbn-i Sina'dan Spinoza'ya kadar yüzyıllarca etkisini yitirmeyecek devasa bir miras bıraktı.
“Erdem, bilginin eyleme dönüşmüş halidir.”
— Farabi
FarabiGenç, bu büyük geleneğin mirasını gençlere taşıyan bir harekettir.